Klavyem.nET Topluluğu.
"GÜNLÜK HİKAYE SERİSİ - Zamanın Kırıntıları - Bölüm 1 - Baskı Önizleme

+- Klavyem.nET Topluluğu. (https://klavyem.net)
+-- Forum: Düşünce Platformu (https://klavyem.net/forumdisplay.php?fid=92)
+--- Forum: Amatör Yazarlar & Hikayeler & Makaleler (https://klavyem.net/forumdisplay.php?fid=94)
+---- Forum: RüyaKapanı (https://klavyem.net/forumdisplay.php?fid=166)
+---- Konu Başlığı: "GÜNLÜK HİKAYE SERİSİ - Zamanın Kırıntıları - Bölüm 1 (/showthread.php?tid=2267)



"GÜNLÜK HİKAYE SERİSİ - Zamanın Kırıntıları - Bölüm 1 - RüyaKapanı - 16-10-2025

Bölüm 1: Kırılma Noktası


Şehir, geceyle sabah arasındaki ince, kırılgan perdeye asılı gibiydi.
Hava, hafif bir sisle kaplanmıştı ve soğuk, nemli bir rüzgâr sokak lambalarının solgun ışığını titretiyordu.
Arda, gözlerini açtığında, ne tamamen uyanmıştı ne de rüyasında kaybolmuştu.
Sanki zamanın kıvrıldığı, mekânın bulanıklaştığı bir boşluğun ortasında asılı kalmıştı.

Yatak odasının sınırları belirsizdi; duvarlar soluk, eski bir zamanın hafızasını taşıyordu.
İçinde bir şeyler eksikti ama ne olduğunu hatırlamak mümkün değildi.
Gözlerini kırpıştırarak, etrafına baktı; odanın köşesinde çatlamış bir saat asılıydı, zamanı göstermeyen, hep aynı saatte duran bir saat.

Derin bir nefes aldı. Soğuk hava ciğerlerine dolarken, bir yandan da hafif bir baş dönmesi hissetti.
Hatırlaması gereken bir şeyler vardı, ama ne…?
Düşüncelerinin içinde dolaşan bir labirentte kaybolmuş gibiydi.

Yavaşça yataktan kalktı ve pencereden dışarı baktı.
Şehir, gri ve puslu bir tablo gibi uzanıyordu.
Sokaklar ıssızdı, sadece uzaklarda bir sokak lambasının ışığı titrek titrek yanıp sönüyordu.
Ve en garibi… etrafta kimse yoktu.

Arda, içinde tuhaf bir yalnızlık hissetti.
Bir anlığına, zamanın kendisiyle oyun oynadığını düşündü.
Her saniye ağırlaşıyor, çekiliyor, sonra yeniden hızlanıyordu.

Adımlarını hissetti yerde, kendine şaşırdı.
Kendi sesini bile duyabiliyordu; yankılanan, ama yine de gerçek olmayan bir ses gibi.

O anda, hafif bir melodi duydu; sanki rüzgârla taşınan, uzaklardan gelen ve onu çağıran bir ses.
Kulaklarını tıkamak istedi ama ses bir türlü gitmiyordu.
Bulanık görüntüler belirdi gözlerinin önünde; çocukluk anıları mıydı, yoksa hiç yaşanmamış düşler mi, artık ayırt edemiyordu.

Bir kadın sesi, zarif ve hüzünlü, fısıldadı hafifçe:
“Hatırla… Unutma…”
Ama bu ses neydi, nereden geliyordu, kim söylüyordu?

Arda, kendini tekrar tekrar sorguladı.
Kimdi o?
Neden bu şehirde, bu boşlukta yalnızdı?
Ve neden zaman sanki onun için parçalanmıştı?

Ellerini sıkıca yumdu, zihnindeki boşlukları zorlamaya başladı.
Ama cevap yoktu.
Sadece bu sorular vardı, sessiz ve yıkıcı.

Kendini kaybetmeden önce bir karar verdi:
Bu şehir, bu zaman kırıntıları arasında bir yerlerde, kendi gerçeğini bulacaktı.
Ne pahasına olursa olsun.

Yavaşça kapıyı açtı, dışarı çıktı.
Sokaklar, gölgeler ve ışıklar arasında bir labirentti.
Her adımı, hafızasının derinliklerine, kendisinin karanlık ve gizemli köşelerine atılan bir adım olacaktı.

Arda yürürken, şehrin sessizliği içinde kendi sesini arıyordu.
Ve bilmiyordu ki; bu sessizlik, onun için hem bir sığınak hem de bir tuzaktı.




Yarın

Bölüm 2 — Gölgeler Şehri
Arda’nın bu şehrin içinde kayboluşu derinleşecek, gerçeklik ile hayalin sınırları daha da silikleşecek.
Gölgelerin ve kırık zamanların arasındaki yolculuğu başlıyor…